Telefon: +90 850 335 10 10
Adres: Yeşilköy Mahallesi EGS Business Park B2 / 306 Bakırköy / İstanbul

İslam takviminin ilk ayı olan Muharrem, bereketiyle ve tarihi derinliğiyle müminlerin kalbinde apayrı bir yere sahiptir. Bu ayın en özel günü ise hiç şüphesiz Aşure Günü‘dür. Paylaşmanın, dayanışmanın ve bolluğun simgesi olan aşure geleneği, yüzyıllardır Anadolu topraklarından tüm İslam coğrafyasına uzanan köklü bir kültürel mirastır.
Bu rehberimizde, Aşure Günü’nün anlamı, önemi ve faziletleri üzerine derinlemesine bir inceleme yapacak; bu özel günde meydana gelen tarihi olaylara ve sık sorulan sorulara yer vereceğiz. Dilerseniz Kuran, Bir Yetim Doyur, sadaka üzerlerine tıklayarak dilediğiniz bağışta bulunabilirsiniz.

“Aşure” kelimesi, Arapça’da “on” anlamına gelen “aşera” (عشرة) kökünden türetilmiştir. Muharrem ayının onuncu günü olması hasebiyle bu isimle anılmaktadır. İslami literatürde ise bu gün, ilahi lütufların bollaştığı, pek çok peygamberin darlıktan kurtulduğu ve insanlık tarihi adına büyük mucizelerin gerçekleştiği bir zaman dilimi olarak kabul edilir.
Aşure, sadece bir tatlı ismi değil; içinde barındırdığı farklı malzemelerin bir kapta kaynaması gibi, toplumdaki farklılıkların bir arada, uyum içinde yaşamasını temsil eden manevi bir potadır.
Aşure Günü’nün önemi, Hz. Adem’den Hz. Muhammed’e (S.A.V.) kadar uzanan geniş bir peygamberler zincirinde saklıdır. İslam kaynaklarına ve rivayetlere göre, insanlık tarihinin pek çok dönüm noktası bu günde yaşanmıştır:
İslam geleneğinde Aşure Günü gerçekleştiğine inanılan bazı olaylar şunlardır:
Aşure Günü, aynı zamanda İslam tarihinin en hüzünlü olaylarından birine ev sahipliği yapmıştır. Peygamber Efendimiz’in sevgili torunu Hz. Hüseyin ve beraberindeki 72 yareninin Kerbela’da şehit edilmesi bu güne rastlar. Bu sebeple Aşure Günü, Ehlibeyt sevgisinin pekiştiği, zulme karşı duruşun hatırlandığı bir matem ve tefekkür günüdür.
Muharrem ayı “Allah’ın Ayı” (Şehrullah) olarak nitelendirilir. Bu ayın incisi olan Aşure Günü’nde yapılan ibadetlerin ve iyiliklerin mükafatı büyüktür:
Bu mübarek günü en verimli şekilde değerlendirmek için şu amellere niyet edilebilir:
Hicri takvimde Muharrem ayının 10. gününe denk gelen Aşure Günü, 2026 yılında 26 Temmuz Pazar günü idrak edilecektir.
Peygamber Efendimiz (S.A.V.) sadece 10. gün tutulmasını değil, önceki veya sonraki günle birleştirilmesini tavsiye etmiştir. Bu nedenle en doğrusu 2 veya 3 gün (9-10, 10-11 veya 9-10-11. günler) oruç tutmaktır.
Geleneksel olarak aşurenin en az 7 veya 40 çeşit malzemeden oluşması gerektiğine dair halk arasında bir inanış olsa da, bunun dini bir zorunluluğu yoktur. Önemli olan eldeki imkanlarla paylaşmaktır. Temel malzemeler; buğday, nohut, fasulye, kayısı, incir ve fındık gibi ürünlerdir.
Evet, İslam geleneğinde Aşure Günü ev için yapılan mutfak alışverişinin o yılın rızkına bolluk getireceğine dair güçlü bir kanaat vardır. Bu, aileyi sevindirmek ve cömert davranmakla ilişkilendirilir.
Peygamber Efendimiz’in torunu Hz. Hüseyin’in şehadetinden dolayı özellikle Şia ve Alevi-Bektaşi geleneklerinde bu gün büyük bir matem günüdür. Sünni geleneklerde de bu olay derin bir hüzünle anılırken, aynı zamanda peygamberlerin kurtuluşu gibi sevinçli olaylar da yad edilir.
Elbette. Aşure Günü, diğer tüm mübarek zamanlar gibi kaza namazı kılmak, tövbe etmek ve eksik ibadetleri tamamlamak için en uygun vakitlerden biridir.
Aşure Günü, bizlere birliğin beraberliğin ve sabrın önemini hatırlatan ilahi bir derstir. Kazanda pişen her bir buğday tanesi gibi, toplumun her ferdinin bir arada tatlı bir uyumla yaşayabileceği mesajını taşır. Hz. Musa’nın kurtuluşundan Hz. Hüseyin’in asil duruşuna kadar pek çok manayı bünyesinde barındıran bu günü; dua, paylaşım ve samimiyetle geçirmek hepimiz için büyük bir kazanımdır.
Bu mübarek günün kalplerimize şifa, hanelerimize bereket ve tüm insanlığa huzur getirmesini dileriz. Aşure Gününüz mübarek olsun!
Diğer özel gün ve geceler için Kadir Gecesi, Berat Kandili, Mevlit Kandili vb. üzerine tıklayarak inceleyebilir, dilerseniz aşağıdan sonraki yazılara geçiş yapabilirsiniz.