Telefon: +90 850 335 10 10
Adres: Yeşilköy Mahallesi EGS Business Park B2 / 306 Bakırköy / İstanbul

Yeni bir evladın dünyaya gelişi, anne ve babalar için tarifsiz bir mutluluk ve şükür sebebidir. İslam kültüründe bu şükrün en güzel ifadelerinden biri de Akika kurbanı nedir. Peki, yüzyıllardır süregelen bu geleneğin aslı nedir? Dini hükmü, kesim zamanı ve etinin dağıtımı gibi merak edilen tüm detayları bu rehberde bulacaksınız. nkbkbesıubıufe hayra vesile ile akika kurbanının yanında şükür kurbanı da bağışlayabilirsiniz.
Bu yazımızda; Akika kurbanının ne zaman kesilmesi gerektiğinden, erkek ve kız çocukları için sayı farkına, kurban etinin kimler tarafından yenebileceğinden okunacak dualara kadar aklınıza takılan tüm soruları yanıtlıyoruz.

“Akika” kelimesi, Arapça kökenli bir sözcük olup sözlükte “yarmak, kesmek” veya “yeni doğan bebeğin başındaki saç” anlamlarına gelir. Dini terminolojide (fıkıhta) ise; yeni doğan çocuğun başında bulunan ana tüyüne ve bu çocuğun doğumuna bir şükür nişanesi olarak Allah yolunda kesilen kurbana Akika ismi verilmiştir.
Eski Arap geleneklerinde de var olan ancak İslamiyet ile birlikte “şirk” unsurlarından temizlenerek bir şükür ibadetine dönüştürülen bu uygulama, Peygamber Efendimiz (s.a.v.) tarafından bizzat uygulanmış ve tavsiye edilmiştir. Resûl-i Ekrem (s.a.v.), torunları Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin için akika kurbanı kesmiştir. Bu nedenle Akika, Müslümanlar arasında köklü ve canlı bir sünnet olarak yaşatılmaktadır.
Akika kurbanının dini hükmü mezheplere göre küçük farklılıklar gösterse de, genel kabul gören görüş bunun kuvvetli bir sünnet olduğudur.
Sonuç olarak Akika kurbanı, farz veya vacip değildir; ancak Allah’ın verdiği evlat nimetine karşı bir teşekkür ifadesi olduğu için İslam alimleri tarafından önemle tavsiye edilmiştir.
Akika kurbanı için belirlenen vakit, çocuğun doğumundan itibaren başlar ve büluğ çağına (ergenlik) kadar devam eder. Ancak sünnete en uygun olan ve en faziletli kabul edilen zaman dilimi, doğumun 7. günüdür.
Peygamber Efendimiz (s.a.v.) bir hadis-i şeriflerinde şöyle buyurmuştur:
“Her çocuk (doğumunun yedinci gününde) kendisi için kesilecek akika kurbanı karşılığında rehindir. Yedinci gününde onun için kurban kesilir, saçı tıraş edilir ve ona isim verilir.” (Ebu Davud, Edahi, 21)
Eğer 7. gün imkan bulunamazsa, alimler 14. veya 21. günlerde kesilmesini tavsiye etmişlerdir. Bu tarihlerde de kesilemediyse, çocuk ergenlik çağına gelene kadar herhangi bir vakitte kesilebilir. Hatta çocukluk döneminde kesilmemişse, kişi yetişkinliğinde kendi adına da Akika kurbanı kesebilir.
Halk arasında en çok merak edilen konulardan biri de cinsiyete göre kurban sayısının değişip değişmediğidir. Sünnet olan uygulamaya göre:
Ancak bu bir zorunluluk değildir. Maddi durumu elverişli olmayan aileler, erkek çocukları için de 1 adet kurban kesebilirler. Önemli olan niyet ve şükürdür. Hz. Peygamber’in (s.a.v.), torunları Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin için birer adet koç kestiğine dair rivayetler de mevcuttur. Dolayısıyla erkek çocuğa tek kurban kesilmesi de sünnetin yerine gelmesi için yeterlidir.
Akika kurbanı olacak hayvanın taşıması gereken özellikler, Kurban Bayramı’nda kesilen udhiye kurbanı ile birebir aynıdır.
Evet, büyükbaş hayvanlarda (sığır, deve) 7 kişiye kadar ortaklık mümkündür. Bir hisseye Akika niyetiyle girilebilir. Örneğin, Kurban Bayramı’nda kesilen bir büyükbaş kurbana, bir kişi “Akika hissesi” niyetiyle ortak olabilir.
Bu konuda halk arasında yanlış bilinen bir “Adak Kurbanı” karışıklığı vardır. Adak kurbanının etini, kurbanı kesen kişi, eşi, çocukları, torunları ve anne-babası yiyemez; tamamının dağıtılması gerekir. Ancak Akika kurbanı böyle değildir.
Akika kurbanının eti:
En güzel uygulama; etin bir kısmının evde tüketilmesi, bir kısmının dostlara ikram edilmesi ve kalan kısmının da ihtiyaç sahiplerine sadaka olarak verilmesidir. Ayrıca etin pişirilip bir ziyafet (velime) şeklinde akraba ve dostlara sunulması da güzel bir gelenektir.
Kurban kesimi sırasında niyet etmek şarttır. Kesim esnasında “Bismillahi Allahu Ekber” denilerek tekbir getirilir. Ayrıca şu manayı içeren dualar edilebilir:
“Allah’ım! Bu kurban, senin bize ihsan ettiğin çocuğumuzun akikasıdır. Onun kanına bedel bu hayvanın kanını, etine bedel etini, kemiğine bedel kemiğini, derisine bedel derisini, tüyüne bedel tüyünü kabul eyle! Bu kurbanı çocuğumuz için cehennem ateşine karşı bir kalkan ve bir fidye kıl. Allah’ım, bu kurbanı İbrahim aleyhisselam’dan ve Muhammed aleyhisselam’dan kabul buyurduğun gibi bizden de kabul eyle.”
Bu dua Arapça veya Türkçe olarak içtenlikle yapılabilir.
Akika kurbanı, sadece kan akıtmaktan ibaret bir eylem değil, derin manevi ve psikolojik etkileri olan bir ibadettir.
İnsan, kendisine verilen nimetin kadrini bildiğini ancak şükrederek gösterebilir. Evlat, dünya hayatının süsü ve en büyük nimetlerinden biridir. Akika, bu nimeti verene karşı duyulan minnetin somutlaşmış halidir.
İslam alimleri, Akika kurbanını çocuğun manevi sigortası gibi görmüşlerdir. Sadaka belayı defeder prensibinden hareketle, bu kurbanın çocuğun kaza, bela ve hastalıklardan korunmasına vesile olduğu, sağlıklı bir ömür sürmesi için manevi bir destek sağladığına inanılır.
Akika, toplumdaki yardımlaşma ruhunu canlandırır. Yeni bir bireyin topluma katılımı, fakirlerin ve dostların doyurulmasıyla kutlanır. Bu durum, çocuğun cömertlik ve paylaşma iklimi içinde büyümesi için atılan ilk adımdır.
Bazı yörelerde ve kaynaklarda, Akika kurbanı kesildikten sonra etleri ayrılırken kemiklerin kırılmaması, eklem yerlerinden ayrılması gerektiğine dair görüşler vardır. Bu inanış, “Çocuğun azalarının ve vücut sağlığının, kemiklerinin sağlam olması” temennisine (tefaül) dayanır.
Ancak bu dini, kesin bir emir (farz veya vacip) değildir. Sadece bir edep ve güzel bir temenni olarak uygulanır. Kemiklerin kırılmasında dinen bir sakınca veya günah yoktur.
Şehir hayatının getirdiği zorluklar ve kesim imkanlarının kısıtlı olması nedeniyle, pek çok aile Akika kurbanını vekalet yoluyla kestirmeyi tercih etmektedir. Güvenilir yardım kuruluşları, vakıflar ve dernekler aracılığıyla Akika kurbanı bağışı yapılabilir.
Bu yöntemle kurbanlarınız, Afrika veya Asya gibi açlık ve yoksulluğun yoğun olduğu bölgelerde kesilerek, gerçek ihtiyaç sahiplerine ulaştırılmaktadır. Bu sayede hem sünnet yerine getirilmiş olur hem de dünyanın bir ucundaki mazlumların duası alınır.
1. Akika kurbanı kesmek farz mıdır? Hayır, farz değildir. Hanefi mezhebine göre müstehap/sünnet, diğer mezheplere göre ise sünnet-i müekkededir.
2. Akika kurbanı yerine parasını sadaka olarak verebilir miyim? Kurban ibadetinde esas olan “kan akıtmak”tır (iraka-i dem). Bu nedenle parayı sadaka olarak vermek, kurban yerine geçmez; sadaka sevabı kazandırır ancak Akika sünneti yerine getirilmiş olmaz.
3. Ölü doğan çocuk için Akika kesilir mi? Çocuk ölü doğmuşsa akika kurbanı kesilmesi gerekmez. Ancak bir süre yaşayıp vefat etmişse, onun adına kesilebilir; bu, çocuğun ahirette ailesine şefaatçi olması ümidini taşır.
4. Akika kurbanının derisi ne yapılır? Kurbanın derisi, tıpkı Kurban Bayramı’nda olduğu gibi satılamaz. Evde seccade vb. olarak kullanılabilir veya hayır kurumlarına bağışlanabilir. Eğer satılırsa parası mutlaka sadaka olarak verilmelidir.
5. Çocuğun saçı ne zaman kesilir? Sünnet olan, 7. günde kurban kesildikten sonra çocuğun saçının tıraş edilmesi ve çıkan saç ağırlığınca altın veya gümüş sadaka verilmesidir.
Akika kurbanı; neslin devamı, ailenin huzuru ve yeni doğan yavrunun selameti için Allah’a yapılan en samimi yakarışlardan biridir. Dini bir sorumluluk olmasının ötesinde, sevinci paylaşmanın ve nimeti vereni hatırlamanın eşsiz bir yoludur. İster bizzat keserek ailenizle tüketin, ister ihtiyaç sahiplerine bağışlayın; bu güzel sünneti yaşatmak, evladınızın hayatına manevi bir bereketle başlamasına vesile olacaktır.
Eğer yeni bir evlat sahibi olduysanız, Allah analı babalı büyütsün ve evladınızı hayırlı bir nesil kılsın. Akika kurbanınızın kabul olmasını dileriz.